(ESRS E5-1, E5-6)
KAYNAK KULLANIMI VE DÖNGÜSEL EKONOMİ
2030 Sürdürülebilirlik Hedeflerimiz doğrultusunda kaynak kullanımını optimize etmek, döngüsel ekonomi ilkelerini üretim süreçlerimize entegre etmek ve doğal kaynak tüketimini azaltmak amacıyla çalışıyoruz.

Çimento ve hazır beton üretim faaliyetlerimizde alternatif ham madde ve yakıt kullanımını yaygınlaştırarak atık yönetimi süreçlerimizi geliştiriyoruz. Atık miktarını azaltmaya yönelik uygulamalar hayata geçiriyor, geri dönüşüm oranlarını artırarak atıkların daha verimli şekilde yönetilmesini hedefliyoruz.Kaynak verimliliğini artırmak amacıyla ham madde kullanımını azaltan, alternatif ve ikincil malzemelerin kullanımını teşvik eden ve döngüsel ekonomi ilkelerini destekleyen uygulamaları benimsiyoruz. Alternatif ham maddelerin üretime entegrasyonu, geri dönüştürülmüş malzemelerin kullanımı ve sıfır atık yaklaşımı öncelikli çalışma alanlarımız arasında yer almakta olup, kaynak yönetimi ve döngüsel ekonomi politikalarımız Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu olarak şekillendirilmektedir.
Bu doğrultuda;
Doğal kaynak kullanımını azaltmak için alternatif ham maddelerin kullanım payını artırmayı amaçlıyoruz.
Çimento üretiminde uçucu kül, cüruf ve benzeri mineral katkılardan yararlanarak klinker oranını düşürüyor, böylece çevresel etkilerimizi sınırlandırıyoruz.
Hazır beton üretiminde geri dönüştürülmüş agrega ve diğer ikincil ham maddelerin kullanımını artırmaya odaklanıyoruz.
Tüm üretim süreçlerimizde atığın oluşumunu kaynağında azaltan ve geri dönüşümü teşvik eden entegre bir atık yönetim yaklaşımı benimsiyoruz.
Hazır Beton Tesislerinde Geri Dönüşüm
Hazır beton tesislerimizde, döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda atıkların geri kazanımını sağlıyoruz. Kullanılmayan betonun geri dönüşü; müşterilerin ihtiyaçlarından fazla beton siparişi vermesi sonucu geri dönen malzemeler ile mikser ve mobil pompalarda gerçekleştirilen temizlik işlemleri sırasında oluşan atıklar olmak üzere iki ana kaynaktan gerçekleşmektedir. 2025 yılı itibarıyla 26 aktif hazır beton tesisimizin 25’inde geri dönüşüm üniteleri faaliyet göstermektedir. Geri dönüşüm ünitelerinde, geri gelen beton su ile yıkanarak agregaya dönüştürülmekte ve yeniden üretimde kullanılmaktadır. Ayrıca, 8 tesisimizde bulunan filtrepres ünitelerinin 2026 yılı sonuna kadar 11’e çıkarılması planlanmaktadır. Mikser temizliğinden kaynaklanan sular filtrepreslerden geçirilmekte; katı maddeler ayrıştırılırken, üstte kalan su beton üretiminde yeniden kullanılmaktadır. Geri dönüşüm ünitesi bulunmayan tesislerimizde ise, geri gelen betonun mineral katkılarla agregaya dönüştürülmesine yönelik çalışmalarımız sürmektedir.
Hazır beton tesislerimizdeki geri dönüşüm üniteleri sayesinde2025 yılında toplam 42.598 ton agrega geri kazanımı sağlanmıştır.

Kaynak Kullanımı ve Döngüsel Ekonomiye İlişkin Risk, Fırsat ve Strateji Alanları
Kaynak kullanımı ve döngüsel ekonomi kapsamındaki risk ve fırsatları tespit edebilmek amacıyla yaşam döngüsü analizleri, periyodik çevresel etki değerlendirmeleri ve paydaş geri bildirim mekanizmalarını kullanıyoruz. Üretim süreçlerindeki kaynak akışlarını inceleyerek operasyonlarımız ve değer zincirimiz genelinde mevcut ve potansiyel etkileri, riskleri ve fırsatları düzenli olarak değerlendiriyoruz.
Kaynak kullanımına yönelik risk ve fırsat yönetim yaklaşımımızı; veri analizleri, paydaş görüşleri ve sürekli iyileştirme çalışmalarıyla güncel tutuyoruz. Risklerin belirlenmesi sürecinde, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından tanımlanan atık ve yan ürün kodları esas alınarak atık sınıfları belirlenmekte ve Çevre Müdürlüğü ile birlikte değerlendirilmektedir. Atığın oluştuğu kaynak ve çevresinde atığı etkileyebilecek diğer potansiyel kaynaklar da analiz edilmektedir. Ayrıca, üretim sonrasında özellikle baca gazları başta olmak üzere, atıkların kullanımı sonucunda ortaya çıkabilecek çevresel etkiler Üretim, Kalite, Çevre ve Satın Alma departmanlarının katkılarıyla değerlendirilmektedir.
Fırsat analizleri kapsamında ise, ilgili atıkların döngüsel ekonomi çerçevesinde belirli proseslerden geçirilerek hangi ölçüde ikame ham madde olarak kullanılabileceği incelenmektedir. Fayda-maliyet analizleri ve çevresel değerlendirmeler sonucunda fırsat olarak değerlendirilen uygulamalar için gerekli onaylar alınarak atık bertaraf süreçleri gerçekleştirilmektedir. Kaynak kullanımı ve döngüsel ekonomi kapsamında kısa, orta ve uzun vadede izlediğimiz temel risk alanları aşağıda özetlenmektedir:
Doğal kaynakların azalması: Kalker, kireçtaşı, kil ve agrega gibi ana ham maddelere ilişkin rezervlerdeki düşüş ve bu kaynaklara erişimde yaşanan güçlükler, tedarik zincirinde aksamalara neden olabilir. Bu durum maliyet artışları, verimlilik kayıpları ve olası gelir düşüşleri gibi finansal etkiler yaratabilir.
Mevzuat ve düzenleyici uyum riskleri: İhracat yapılan ülkelerdeki yasal değişiklikler ile ulusal mevzuatta yürürlüğe giren yeni düzenlemeler, karbon vergileri ve sürdürülebilirlik standartlarına uyumu zorunlu kılmaktadır. Bu kapsamda alternatif ham madde kullanımı ve düşük klinkerli çimento üretimi gibi uygulamalar öne çıkmakta olup, uyumsuzluk durumunda ilave maliyetler ve itibar riskleri söz konusu olabilmektedir.
Alternatif ham maddeye erişim ve maliyet riski: Uçucu kül ve cüruf gibi alternatif ham maddelerin arzında yaşanabilecek belirsizlikler ile fiyat dalgalanmaları, maliyet yönetimini olumsuz etkileyebilir.
Alternatif yakıt arzı ve fiyat oynaklığı: Ömrünü tamamlamış lastikler ve biyokütle yakıtları gibi alternatif yakıtların temininde ve fiyat seviyelerinde görülebilecek dalgalanmalar, bu yakıtların kullanımının yaygınlaştırılmasını zorlaştırabilir.
Atık yönetimine ilişkin zorluklar: Üretim süreçlerinde oluşan atıkların bertarafı ve geri dönüşüm süreçlerinin etkin şekilde yönetilememesi, operasyonel maliyetlerin artmasına yol açabilir.
Kaynak kullanımı ve döngüsel ekonomi kapsamında kısa, orta ve uzun vadede değerlendirdiğimiz temel fırsatlar aşağıda yer almaktadır:
Alternatif ham maddelerin kullanımıyla maliyet avantajı elde edilmesi: Çimento ve beton üretiminde uçucu kül, cüruf ve geri dönüştürülmüş agrega gibi alternatif ham maddelerin kullanımı, ham madde maliyetlerini azaltarak finansal fayda sağlayabilir.
Atık geri dönüşüm süreçlerinin geliştirilmesiyle ilave gelir yaratılması: Üretim faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan yan ürünler ve atıkların farklı sektörlerde yeniden değerlendirilmesi, yeni gelir olanakları sunabilir.
Düşük karbonlu ve sürdürülebilir ürün talebine yanıt verilerek rekabet gücünün artırılması: Karbon emisyonu düşük ve geri dönüştürülmüş içerik barındıran ürünlere yönelik talep artarken, mevzuatın da bu yönde gelişmesi sürdürülebilir ürün portföyümüzün pazardaki konumumuzu ve gelirlerimizi güçlendirmesine katkı sağlayabilir.
Bu fırsatları hayata geçirmek amacıyla alternatif ham madde kullanım oranlarımızı artırıyor, düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapıyor ve atık yönetimi uygulamalarımızı sıfır atık yaklaşımı doğrultusunda geliştiriyoruz.
2025 yılında alternatif yakıtlar ve alternatif ham maddelere odaklanan bir çalıştay düzenlenmiş; Klinker Kullanım Oranı ve Alternatif Yakıt Komitelerinin katılımıyla mevcut durum değerlendirilmiş ve gelecek dönem yol haritaları oluşturulmuştur. Ayrıca yüksek miktarda atık üreten sanayi kuruluşlarıyla potansiyel iş birlikleri değerlendirilmekte; bu iş birlikleri sayesinde farklı sektörlerde oluşan atıklar bertaraf edilmekte, operasyonlarımızda değerlendirilerek döngüsel ekonomi desteklenmekte ve çevresel etkiler azaltılırken iş birliği yapılan kuruluşlar için de maliyet avantajı sağlanmaktadır.