(ESRS E2-3, E2-4)
SU YÖNETİMİ
Su risklerini analiz ediyor, su tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları hayata geçiriyor ve suyun geri kazanımını artırmak amacıyla yenilikçi yöntemlerden yararlanıyoruz.

Sanayi sektöründe su kıtlığı, üretim faaliyetlerini doğrudan etkileyebilecek başlıca çevresel riskler arasında yer almaktadır. Özellikle üretimde soğutma suyu ihtiyacı göz önüne alındığında, sürdürülebilir su yönetimi Akçansa için kritik bir odak alanı başlığı olarak öne çıkmaktadır.
Su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımı, operasyonlarımızın uzun vadeli dayanıklılığını güçlendirmek ve çevresel etkilerimizi azaltmak açısından öncelikli konularımız arasındadır.
Bu doğrultuda, su risklerini düzenli olarak değerlendiriyor, su tüketimini düşürmeye yönelik aksiyonlar alıyor ve alternatif su kaynak teminini sağlayacak yenilikçi çözümleri uygulamaya koyuyoruz.
Su risklerini değerlendirirken, Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan güncel veri ve projeksiyonları sistematik olarak takip ediyoruz. Analizlerimizi IPCC iklim senaryoları ile entegre ederek, orta ve uzun vadeli kuraklık risklerini kapsayıcı bir bakış açısıyla ele alıyoruz.
Kuraklık yönetimine yönelik hem önleyici hem de uyum sağlayıcı aksiyonlar geliştiriyor, tüm uygulamalarımızı kurumsal bir yol haritası niteliğindeki Su Master Planımız kapsamında çerçevelendiriyoruz.
Su yönetimi stratejimiz, kurumsal risk yönetimi süreçlerimizle entegre edilerek, operasyonlarımızda ve tedarik zincirimizde su ve deniz kaynaklarının korunmasına yönelik somut uygulamaları kapsamaktadır.
Birleşmiş Milletler tarafından, küresel su yönetimine ilişkin zorlukların sanayi, kamu, yerel topluluklar ve ekosistemler için önemli riskler oluşturduğu kabulünden hareketle geliştirilen CEO Water Mandate; hükümetler, sivil toplum kuruluşları ve diğer paydaşlarla iş birliği içinde kurumsal su yönetiminin iyileştirilmesini ve bilgi ile deneyim paylaşımını hedeflemektedir. Akçansa olarak, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin (UNGC) girişimlerinden biri olan CEO Water Mandate’i Türkiye yapı malzemeleri sektöründe imzalayan ilk şirket olduk. Bu çerçevede, etki alanlarımızda su yönetimi konusunda ülkemizdeki sektör paydaşları arasında öncü bir rol üstlenmeyi amaçlıyoruz.
Su Yönetim Politikamız
Akçansa olarak, su ve deniz kaynaklarının korunması ve etkin kullanımını sağlamak amacıyla benimsediğimiz politikamızın temel amacı; çevresel etkilerimizi en aza indirmek, suyun sürdürülebilir kullanımını güvence altına almak ve suya olan bağımlılığımızı azaltmaktır. Bu çerçevede politikamız kapsamındaki başlıca alanlar şunlardır:
Kaynakların Verimli Kullanımı
Su tüketimini azaltmak ve kaynakları sorumlu şekilde yönetmek amacıyla yağmur ve yüzey suyunu topluyor, geri dönüşüm uygulamalarını hayata geçiriyoruz. Su ayak izimizi düşürme hedefimiz doğrultusunda, su geri kazanım sistemleri ve dijital izleme teknolojilerini üretim süreçlerimize entegre ettik ve yaygınlaştırmaya devam ediyoruz. 2030 yılına kadar su kullanımını %20 azaltma hedefimiz doğrultusunda üç çimento fabrikamızda IoT tabanlı sayaçları devreye aldık. Çanakkale’de 63, Büyükçekmece’de 21 ve Ladik’te 17 akıllı sayaçla su tüketimi dijital olarak izlenirken, kayıp kaçakların hızlı tespiti ve proses iyileştirmeleri için güçlü bir altyapı oluşturduk.
Risklerin ve Fırsatların Yönetimi
Su ile ilgili riskleri ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve TCFD (İklimle İlgili Finansal Açıklamalar Görev Gücü) önerileri doğrultusunda değerlendiriyoruz. Marmara, Kuzey Ege ve Yeşilırmak havzalarındaki tesislerimizde su stresi, kuraklık ve su kıtlığı gibi riskleri yönetmek amacıyla önleyici tedbirler alıyoruz. Ayrıca, “Su Yönetim Planı” ve 2024 yılında Yönetim Kurulu tarafından onaylanan “Su Master Planı” ile bu yıl da her tesisimizde yerel koşullara uygun su yönetimi uygulamalarını optimize ediyoruz. 2025 yılı güncellemeleri dahilinde ilgili plan hazır beton tesislerimizi de kapsayacak şekilde genişletilmiştir.
Operasyonel Mükemmellik ve Sorumlu Su Yönetimi
Su tüketimini azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak için Mevcut En İyi Teknikler (BAT) kullanıyor, üretim süreçlerimizde yaşam döngüsü analizi yaklaşımını benimsiyoruz. Üretimden kaynaklanan atık suları geri dönüştürerek yeniden kullanım olanaklarını değerlendiriyoruz. Su yönetimindeki uzun vadeli yol haritamız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve BM Küresel İlkeleri ile uyumludur.
Paydaş İletişimi ve Şeffaflık
ÇSY anahtar göstergelerimizi düzenli ve kapsamlı şekilde raporluyor, yerel topluluklar, su otoriteleri ve diğer paydaşlarla aktif iletişim yürütüyoruz. Su yönetimi süreçlerinde, Komşu Konseyi toplantıları ve ilgili tarafların talepleri doğrultusunda ek toplantılar düzenleyerek topluluklarla etkileşim sağlıyoruz. Bu süreçlerden elde edilen geri bildirimler, politikalarımızın geliştirilmesinde ve uygulamada dikkate alınmaktadır.

2025 yılında toplam 110.201 m3 yağmurla oluşan yüzey akış sularını geri kazanarak kullandık.
Su ve Deniz Kaynaklarına İlişkin Aksiyonlar ve Kaynaklar
Çanakkale fabrikasında devreye alınan dijital su izleme sistemiyle birlikte Ladik ve Büyükçekmece fabrikalarımızda da 2025 yılı itibarı ile anlık tüketim takip edilebilmekte olup, diğer iş kollarında da fizibilite çalışmaları 2026 yılında yapılacaktır.Kapalı çevrim sistemleri sayesinde su geri kazanım oranları artırılmakta, operasyonel verimlilik desteklenmektedir. Çanakkale fabrikasında atık su arıtma tesislerinin modernizasyonu tamamlanmış, arıtma verimliliği artırılmıştır.
Ladik fabrikasında yağmur suyu toplama ve yağışla gelen yüzey akış suyu geri dönüşüm sistemi devreye alınmıştır ve fiziksel arıtma yoluyla soğutma kulelerinde alternatif su kaynağı olarak kullanılmaktadır. 2025 yılında toplam 5.951 m3 arıtılmış su, soğutma kulesinde kullanılmıştır. Büyükçekmece fabrikasında ise yüksek su stresi riskine karşı alternatif su kaynaklarının kullanımına yönelik altyapı yatırımları genişletilmektedir. Büyükçekmece tesisinde 2025 yılında tamamlanan dijital sayaç su tüketimi izleme sistemi ile yağmur suyu toplama ve yağışla gelen yüzey akış suyu geri dönüşüm projesi ile 2.389 m³ arıtılmış su soğutma suyu olarak kullanılmıştır. Hazır beton santrallerimizde mevcut bulunan efektif alan, yağış miktarları ile değerlendirildiğinde geri dönüşüm havuzları sayesinde 20.826 m³ suyun faydalı kullanıldığı hesaplanmaktadır.
Projeler sayesinde alternatif su kaynağı olarak kullanılan yağmur ve yüzey akış suyu miktarı 110.201 ton’a ulaşmıştır.Su Master Planı kapsamında belirlenen projeler için finansal ve teknolojik kaynaklar tahsis edilmekte, ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ve TCFD önerileri doğrultusunda risk analizleri yapılarak aksiyon planları güncel tutulmaktadır. Operasyonel süreçlerde en iyi uygulamalar hayata geçirilerek su tüketimi azaltılmakta ve sürdürülebilir su yönetimi hedefleri desteklenmektedir.
Su yönetimi stratejilerinin etkin uygulanmasını sağlamak üzere saha ekiplerine düzenli eğitimler verilmekte ve su yönetimi teknolojilerinin kullanımı ile izleme süreçleri konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapılmaktadır.
Su stresi özellikle Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşmakta olup, çimento üretiminde kritik bir kaynak olan suyun güvenliğini sağlamak ve tüketimi optimize etmek amacıyla stratejiler sürekli geliştirilmektedir. Su stresi altındaki tesislerde verimlilik projeleri, geri kazanım sistemleri ve atık su kullanımı gibi önlemler uygulanmaktadır.
%20
2025 yılında su çekiminde sağlanan azalma oranı
Su risklerinin etkin yönetimi için Su Yönetim Planları ve Su Master Planları hazırlanmış olup, bu planlar, hazırbeton iş kolunun da 2025 yılında eklenmesi ile toplam su tüketimini temsil etmektedir.Su kaynakları yönetimi süreçlerinde yerel topluluklar, düzenleyici kurumlar, müşteriler, çalışanlar, tedarikçiler ve su hizmet sağlayıcıları ile aktif iş birliği yürütülmekte; bu iş birliği riskleri azaltma ve fırsatları değerlendirme çalışmalarını güçlendirmektedir.
Akçansa’nın faaliyet gösterdiği bölgelerde su stresi farklı seviyelerde hissedilmektedir. Dünya Kaynakları Enstitüsü’nün WRI Aqueduct aracıyla yapılan analizler sonucunda, 8 tesisin yüksek su stresi (%40-80), 13 tesisin ise aşırı yüksek su stresi (%80 üzeri) altında olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda, su yönetimi stratejileri bu riskleri en aza indirecek biçimde kurgulanmakta; su verimliliğini artıracak projeler, su geri kazanımı ve atık suyun yeniden kullanımı gibi aksiyonlar hayata geçirilmektedir.
Su stresi özellikle Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşmakta olup, çimento üretiminde kritik bir kaynak olan suyun güvenliğini sağlamak ve tüketimi optimize etmek amacıyla stratejiler sürekli geliştirilmektedir. Su stresi altındaki tesislerde verimlilik projeleri, geri kazanım sistemleri ve atık su kullanımı gibi önlemler uygulanmaktadır.
Su risklerini analiz ediyor, su tüketimini azaltmaya yönelik uygulamaları hayata geçiriyor ve suyun geri kazanımını artırmak amacıyla yenilikçi yöntemlerden yararlanıyoruz.
Su Yönetimi Performans Göstergeleri
Su ve deniz kaynaklarını korumak ve su yönetim performansını artırmak amacıyla öncelikli hedef doğal kaynak su kullanımını azaltmaktır. Bu kapsamda, 2030 yılına kadar 2022 baz yılına göre ton çimentomsu ürün başına toplam su çekimini %20 azaltmak planlanmaktadır. 2024 yılında su çekiminde %15 oranında bir azalma sağlanmışken, 2025 yılında bu oran %16,1’e yükselmiştir.
2025 yılı boyunca toplam 2,1 milyon m3 su çekilmiş, bu miktarın yaklaşık 1,9 milyon m3’ü yüksek ve çok yüksek su stresi altındaki bölgelerden sağlanmıştır. Bir önceki yıla kıyasla su çekimi yaklaşık %4, yüksek su stresi altındaki bölgelerden yapılan çekim ise %7 oranında azalmıştır. Çimento iş kolunda kapalı çevrimde tüketilen su oranı %90 olarak gerçekleşmiştir.