(ESRS E4, E4-1, E4-2, BP-2)
BİYOÇEŞİTLİLİK VE ARAZİ KULLANIMI
Akçansa olarak, Dünya Mirası alanları ile IUCN Kategori I ve III kapsamında tanımlanan yüksek koruma statülü bölgelerde yeni saha açmama veya keşif faaliyeti yürütmeme taahhüdümüzü sürdürmeye devam ediyoruz.

Akçansa, faaliyetlerimizin biyoçeşitlilik ve ekosistem bütünlüğü üzerindeki etkilerini azaltmayı kurumsal bir öncelik olarak ele alıyor ve çalışmaları Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ile Kunming Montreal Küresel Biyolojik Çeşitlilik Çerçevesiyle uyumlu bir strateji doğrultusunda yürütüyoruz. Bu kapsamda tüm operasyonlarımızın doğa pozitif bir yaklaşımla yönetilmesini hedefliyoruz.
Tüm mevcut ve potansiyel çalışma alanlarımızda yasal gerekliliklerin yanı sıra bölgesel ekolojik koşulları dikkate alarak bilimsel temelli değerlendirmeler yapıyor ve sahaya özgü koruma uygulamaları geliştiriyoruz. Biyoçeşitlilik politikamızı Yönetim Kurulu ve Sürdürülebilirlik Komitesi tarafından üst seviyede yönetiyor; performans ve ilerlemeyi CEO başkanlığındaki Sürdürülebilirlik İcra Komitesi ile izliyoruz.
Akçansa olarak, Dünya Mirası alanları ile IUCN Kategori I ve III kapsamında tanımlanan yüksek koruma statülü bölgelerde yeni saha açmama veya keşif faaliyeti yürütmeme taahhüdümüzü sürdürmeye devam ediyoruz.
Biyoçeşitlilik Politikamıza buradan ulaşabilirsiniz.
Biyoçeşitlilik Yönetim Planları ve Yol Haritası
2024 yılında şirket genelinde Biyoçeşitlilik Politikamızı yayımladık. 2023 itibarıyla başlatmış olduğumuz maden sahalarımıza yönelik Biyoçeşitlilik Yönetim Planı (BYP) geliştirme süreci kapsamında, Çanakkale'de bulunan ve öncelikli lokasyonlarımız arasında belirlediğimiz iki bölgede, toplam 8 maden ruhsat sahamızı kapsayan alanlar için iki adet BYP çalışmasını tamamladık. 2030 stratejimiz doğrultusunda, faaliyet gösterdiğimiz tüm maden sahalarında Biyoçeşitlilik Yönetim Planlarını hazırlamayı ve uygulamayı hedefliyoruz.
Biyoçeşitlilik Kapsamında Etki, Risk ve Fırsat Analizi
Sektörel Etki Profili
Çimento sektörü, faaliyetlerinin doğası gereği biyoçeşitlilik üzerinde arazi kullanımı, habitat kaybı ve ekosistem bütünlüğünün bozulması gibi doğrudan etkiler yaratmaktadır. Hammadde çıkarımı sırasında gerçekleşen madencilik faaliyetleri, toprak ve bitki örtüsü üzerinde uzun vadeli fiziksel değişikliklere neden olabilmekte; üretim süreçlerinde açığa çıkan emisyonlar ise hava kalitesi ve ekosistem sağlığı üzerinde belirleyici etkiler oluşturabilmektedir. Bu nedenle sektörel etkilerin dikkatle izlenmesi, risklerin değerlendirilmesi ve etkileri azaltmaya yönelik stratejik uygulamaların geliştirilmesi sürdürülebilir faaliyet yönetimi açısından kritik önem taşımaktadır.
Etki Analizleri
Faaliyet gösterdiğimiz sahalarda biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerimizi kapsamlı biçimde değerlendirmek amacıyla bağımsız danışmanlık kuruluşlarıyla ekolojik analizler gerçekleştirdik. Analizlerde aşağıdaki unsurlar dikkate alınmıştır:
Ekosistemler üzerindeki doğrudan etkiler
Su kaynaklarına yakınlık
Emisyon seviyeleri
Bölgesel ekolojik duyarlılık
Habitat bütünlüğü
Bu çalışmalar sonucunda Akçansa için öncelikli biyoçeşitlilik bölgeleri belirledik ve yönetim planlarımızın temel altyapısını oluşturduk.
Hassas Bölgeler ve Önceliklendirme Yaklaşımı
Ekolojik risk seviyesi ve sektörel etkinlik kriterleri doğrultusunda yürütülen önceliklendirme çalışmaları sonucunda beş öncelikli lokasyon tanımladık. Bu sahalar, yüksek ekolojik duyarlılık ve önemli çevresel etkilerin ortaya çıkma potansiyeli bulunan alanlar olarak sınıflandırılmıştır.
Önceliklendirme sürecinde kullandığımız temel kriterler şunlardır:
Arazinin ekolojik duyarlılığı ve koruma statüsü
Habitat kaybı potansiyeli
Su ve diğer doğal kaynak kullanım yoğunluğu
Emisyon salımlarının ekosistem ve hava kalitesi üzerindeki etkileri
Bu yaklaşım, risklerin yönetilmesini, odak alanlarının belirlenmesini ve biyoçeşitlilik stratejimizin güçlendirilmesini sağlamaktadır.
Rehabilitasyon, Restorasyon ve Doğaya Kazandırma Çalışmaları
Madencilik faaliyetlerimiz sonucunda çölleşme oluşmamaktadır; ancak sınırlı ölçüde arazi bozulması yaşanabilmektedir. Bu etkileri azaltmak amacıyla kapsamlı rehabilitasyon çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
2025 yılında 1.500 m3’lük alanın rehabilitasyonunu tamamladık, bu sayede toplam rehabilite edilen alan 29,15 hektara ulaşmıştır. 2030 yılına kadar 50 hektarlık alanı doğaya yeniden kazandırmayı hedefliyoruz. Orman vasıflı alanlarda ise rezerv tamamlandıktan sonra her yıl düzenli olarak ağaçlandırma çalışmaları yürütüyor ve sahaları faaliyet öncesi ekolojik niteliğine kademeli olarak geri kazandırıyoruz. 2025 yılında Samsun - Ladik’te ocak ve civar bölgelerde 750 adet ağaç, Çanakkale - Ezine’de ise yakın bölgelerdeki iki köyde 1.000 adet ağaç dikimi gerçekleştirdik.

Quarry Life Award (QLA) – Eğitim Kurumları/STK–Sanayi İş Birliği
2024-2025 yıllarını kapsayan dönemde ana hissedarlarımızdan Heidelberg Materials tarafından 6.'sı düzenlenen uluslararası Quarry Life Award (Biyoçeşitlilik Proje Yarışması) Türkiye ayağı Akçansa tarafından organize edilmiş olup, eğitim kurumları, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği kapsamında önemli proje çıktıları elde ettik.
İstanbul, Çanakkale ve Samsun’da bulunan 5 maden sahamız için 13 proje önerisi alınmıştır.
Projeler metodoloji, inovasyon, uygulanabilirlik, paydaş katılımı, bilimsel ve sosyal fayda gibi kriterler doğrultusunda değerlendirilmiştir.
6 proje finale kalmış olup, 2025 yılında gerçekleştirilen pilot uygulamalar ve sunulan final raporları sonucu Jüri tarafından yapılan değerlendirme ile 4 proje toplam 10.000 € ödül ile desteklenmiştir.
Ek olarak, Heidelberg Materials’ın Almanya’da düzenlediği Quarry Life Award etabında ise Akçansa olarak Türkiye’den bir projemiz de finalist olmuştur. Tüm bu süreçler, yenilikçi biyoçeşitlilik çözümlerinin geliştirilmesi ve akademik iş birliklerinin güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır.
Metrikler, Göstergeler ve 2030 Hedefleri
Akçansa’nın biyoçeşitlilik yönetimine ilişkin temel performans göstergeleri ve hedefleri aşağıdaki gibidir:
50 hektar maden alanının rehabilite edilmesi
Tüm maden sahalarında Biyoçeşitlilik Yönetim Planlarının (BYP) hazırlanması
Rehabilitasyon ve ağaçlandırma çalışmalarının sürekliliği
QLA yarışması gibi pilot ölçekli projelerle inovatif yaklaşımlar geliştireceğiz.
Bu kapsamda 2025 yılında, öncelikli bölgelerimiz arasında saptanan Çanakkale Bozalan kalker-kil ile Çamlıca şist, Taştepe kil ocakları için kış, ilkbahar ve yaz dönemlerinde yapılan saha gözlem çalışmaları ile flora-fauna envanteri tespit ettik, bu bölgeler için Biyoçeşitlilik Yönetim Planları hazırladık.
Genel Değerlendirme
Akçansa, tüm faaliyetlerinde biyoçeşitliliğin korunmasını temel bir kurumsal sorumluluk olarak benimsemekte; etki analizleri, önceliklendirme kriterleri, yönetim planları ve doğaya yeniden kazandırma uygulamalarıyla doğa pozitif bir iş modeli ortaya koymaktadır. Yaklaşımımız, 2030 hedefleri doğrultusunda ekosistem hizmetlerinin güçlendirilmesi, biyoçeşitlilik kaybının önlenmesi ve sürdürülebilir değer yaratılmasını desteklemektedir.
** Bu alanlar, mülkiyeti orman idaresine ait koruma statülü orman vasıflı sahaları ifade etmektedir.
*** İlgili envanter çalışması Kilit Biyoçeşitlilik Alanları (KBA) verisi kullanılarak hesaplanmıştır.